Seyahat Yazarı Kamil Biroğlu

Kopenhag, Danimarka’nın başkenti, şehre adımınızı atar atmaz sakinliği, düzeni ve renkli sokaklarıyla sizi karşılayan bir şehir. Kuzey Avrupa’nın bu güzel şehrinde tarihi saraylar, rengarenk kanallar ve modern mimari birbirine uyum içinde eşlik ediyor. Şehrin sokaklarında dolaşırken dikkatinizi çeken ilk şeylerden biri de bisikletler oluyor; pek çok kişi işe giderken, alışveriş yaparken ya da arkadaşlarıyla buluşurken bisikleti tercih ediyor. Bisiklet yolları ve bisikletlilerin günlük yaşamdaki yeri, Kopenhag’ın şehir kültürünün ayrılmaz bir parçası. Burada hayat büyük şehirlerin alışık olduğumuz telaşından biraz daha uzak, daha dengeli ve daha sakin akıyor.

Danimarka sık sık dünyanın en mutlu ülkeleri arasında gösteriliyor; Kopenhag da bu yaşam anlayışını hissettiren şehirlerden biri. Danimarka kültürünün önemli kavramlarından “hygge”, en basit haliyle küçük anlardan keyif almak, sıcak ve huzurlu bir ortam yaratmak, sevdiklerimizle geçirilen zamanın değerini bilmek anlamına geliyor. Kopenhag’da gösterişli bir şey yapmadan da güzel vakit geçirebiliyorsunuz; belki de şehrin en sevilen yanlarından biri bu. Şimdi gelin, tarihî meydanlarından ünlü kanallarına, kraliyet saraylarından yerel lezzetlerine kadar Kopenhag’ı birlikte keşfedelim.

1. Kopenhag Belediye Binası

Rådhuspladsen Meydanı’nda bulunan Kopenhag Belediye Binası, kırmızı tuğlalı mimarisiyle hemen dikkat çekiyor. 1905 yılında tamamlanan yapı, İtalyan Rönesans mimarisinden esinlenmiş. İçerideki Jens Olsen Dünya Saati ise yalnızca zamanı değil, gezegenlerin hareketlerini de gösteren oldukça ilginç bir astronomik saat. Yaklaşık 100 metre yüksekliğindeki kuleye çıkabilirseniz şehri yukarıdan izleyebilirsiniz. Binaya giriş ücretsiz; meydan da şehrin günlük yaşamını gözlemlemek için güzel bir başlangıç noktası.

2. Church of Our Lady – Kopenhag Katedrali

Kopenhag’ın önemli dini yapılarından biri olan Church of Our Lady, Danimarka’nın resmî katedrali olarak biliniyor. İçeri girdiğinizde Hz. İsa’yı ve havarilerini tasvir eden heykeller dikkatinizi çekiyor. Katedral, önemli dinî törenlerin yanı sıra akustiği sayesinde konserlere de ev sahipliği yapıyor. Gösterişten uzak iç mekânını gezmek için uzun bir zaman ayırmanız gerekmiyor. Giriş ücretsiz, bu nedenle şehir merkezindeki yürüyüş rotanıza rahatlıkla ekleyebilirsiniz.

3. Rundetaarn – Yuvarlak Kule

17.yüzyılda Kral IV. Christian tarafından gözlemevi olarak yaptırılan Rundetaarn, Avrupa’nın en eski gözlemevlerinden biri olarak biliniyor. Burayı farklı kılan özellik, yukarı çıkarken merdiven yerine spiral bir rampadan ilerlemeniz. Geçmişte bu rampanın at arabalarının bile yukarı çıkmasına imkân verdiği anlatılıyor. Zirveye ulaştığınızda Kopenhag’ın çatılarını ve tarihî binalarını yukarıdan görebiliyorsunuz.

4. Kastellet

Kastellet, Kopenhag’ın en iyi korunmuş tarihî kale alanlarından biri ve 1660’lı yıllarda şehri savunmak amacıyla inşa edilmiş. Beşgen biçimindeki bu alanda surlar boyunca yürüyebilir, yeşil alanların tadını çıkarabilir ve tarihî yapıları görebilirsiniz. İçeride küçük bir yel değirmeni ve kilise de bulunuyor. Burası hâlâ askerî amaçla kullanıldığı için ziyaret sırasında uyarılara dikkat etmek gerekiyor. Şehir kalabalığından uzaklaşıp açık havada yürümek için güzel bir durak.

5. Küçük Deniz Kızı Heykeli

Kopenhag’ın en tanınmış simgelerinden biri olan Küçük Deniz Kızı Heykeli, Hans Christian Andersen’in ünlü masalından esinlenerek 1913 yılında yapılmış. Bronz heykel yaklaşık 1,25 metre boyunda; yani fotoğraflarda göründüğünden oldukça küçük. Masalda denizkızı, sevdiği prense kavuşabilmek için deniz altındaki yaşamını bırakmayı göze alıyor, ancak aşkına karşılık bulamıyor. Deniz kenarındaki kayalıkların üzerinde oturan heykel, küçük boyutuna rağmen şehrin en çok ziyaret edilen noktalarından biri.

6. Gefion Çeşmesi

Gefion Çeşmesi, etkileyici heykellerinin yanı sıra Danimarka’nın coğrafyasıyla ilişkilendirilen mitolojik bir hikâyeyi anlatıyor. Efsaneye göre Gefion, İsveç Kralı’nın verdiği toprağı kazanabilmek için dört oğlunu öküzlere dönüştürüyor ve büyük bir toprak parçasını denize taşıyor. Bu toprağın günümüzde Kopenhag’ın da bulunduğu Zealand Adası olduğuna inanılıyor. Danimarkalı heykeltıraş Anders Bundgaard tarafından tasarlanan çeşme, 1908 yılında açılmış.

7. Nyboder

Nyboder, sarı renkli evleriyle Kopenhag’da hemen fark edilen tarihî bir mahalle. 17. yüzyılda Kral IV. Christian tarafından donanma askerleri ve aileleri için yaptırılmış. Evlerin kendine özgü sarı rengi zamanla “Nyboder sarısı” olarak anılmaya başlamış. İlginç olan, bu tarihî evlerin günümüzde de konut olarak kullanılması. Düzenli sokaklarında kısa bir yürüyüş yaparak Kopenhag’ın geçmişteki askerî yaşamına dair izleri görebilirsiniz.

8. Frederik Kilisesi – Mermer Kilise

Kopenhag’ın dikkat çeken yapılarından Frederik Kilisesi, büyük kubbesi nedeniyle şehrin birçok noktasından görülebiliyor. Halk arasında Mermer Kilise olarak bilinen yapının inşası, maddi sıkıntılar yüzünden uzun yıllar sürmüş ve 1894 yılında tamamlanmış. İlk tasarımda tamamen Norveç mermeri kullanılması planlanmış, ancak bütçe yetersiz kalınca bazı bölümlerde kireç taşı tercih edilmiş. İç mekânı sade ve zarif; dışarıdaki merdivenler ve meydan ise fotoğraf çekmek için oldukça uygun.

9. Amalienborg Sarayı

Amalienborg Sarayı, Danimarka kraliyet ailesinin kışlık resmî konutu ve birbirine benzeyen dört saray binasından oluşuyor. Ortadaki meydanda Kral V. Frederik’in heykelini görebilirsiniz. Ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği anlardan biri, her gün saat 12.00’de gerçekleşen kraliyet nöbet değişimi. Danimarka’nın şu anki kralı X. Frederik, annesi Kraliçe II. Margrethe’nin tahttan çekilmesinin ardından 14 Ocak 2024’te tahta çıktı.

10. Nyhavn Kanalı

Nyhavn, rengârenk evleri ve kanal boyunca sıralanan kafeleriyle Kopenhag’ın en sevilen noktalarından biri. 17. yüzyılda ticaret limanı olarak kurulan bölge, geçmişte denizcilerin ve tüccarların uğrak yeriymiş. Bugün tekneleri izleyebilir, renkli binaların önünde fotoğraf çekebilir veya kanal kenarındaki restoranlarda mola verebilirsiniz. Ünlü yazar Hans Christian Andersen de Nyhavn’daki 18, 20 ve 67 numaralı evlerde yaşamış. Kopenhag’ın atmosferini hissetmek ve biraz dinlenmek için buraya mutlaka zaman ayırın.

11. Guinness World Records Museum

Guinness Dünya Rekorlar Müzesi, Kopenhag’da farklı ve eğlenceli bir deneyim arayanlar için ilginç bir durak. Dünyanın en uzun insanından sıra dışı başarılara kadar pek çok rekoru burada görebiliyorsunuz. Bazı bölümlerin interaktif olması sayesinde yalnızca izlemekle kalmıyor, kendi becerilerinizi de deneyebiliyorsunuz. Müzenin önündeki mavi heykel, 2,72 metre boyuyla tarihin en uzun insanı olarak bilinen Robert Wadlow’u temsil ediyor.

12. Borsa Binası

Kopenhag’ın tarihî merkezindeki Borsa Binası, 17. yüzyılda Kral IV. Christian tarafından ticareti geliştirmek amacıyla yaptırılmış. Hollanda Rönesans tarzındaki yapının en dikkat çekici özelliği, birbirine dolanmış dört ejderha kuyruğundan oluşan kulesi. Geçmişte Danimarka’nın önemli ticaret merkezlerinden biri olarak kullanılan bina, şehrin ekonomik tarihini de temsil ediyor. Ejderha figürlerinin yapıyı düşmanlardan ve kötü ruhlardan koruduğuna inanılıyormuş. Kopenhag’ın tarihî merkezini gezerken dışarıdan görüp mimari ayrıntılarını inceleyebileceğiniz önemli yapılardan biri.

13. Christiansborg Sarayı

Christiansborg Sarayı’nın geçmişi 12. yüzyılda burada bulunan kaleye kadar uzanıyor; yangınlar nedeniyle yapı zaman içinde birkaç kez yeniden inşa edilmiş. Günümüzde Danimarka Parlamentosu, Başbakanlık Ofisi ve Yüksek Mahkeme aynı kompleks içinde bulunuyor. Sarayın bazı bölümleri kraliyet ailesi tarafından resmî törenlerde de kullanılıyor. 106 metre yüksekliğindeki kulesinin seyir terası ücretsiz ve Kopenhag manzarasını izlemek için güzel bir seçenek.

14. TorvehallerneKBH

TorvehallerneKBH, Kopenhag’da farklı lezzetleri bir arada bulabileceğiniz modern bir yemek pazarı. Cam yapılı iki büyük salonda taze deniz ürünlerinden sandviçlere kadar pek çok seçenek bulunuyor. Burada özellikle Danimarka’nın meşhur açık sandviçi smørrebrød denemeye değer. Genellikle çavdar ekmeği üzerine tereyağı sürülerek hazırlanan bu sandviçin üzerine balık, et, yumurta, peynir veya sebze gibi farklı malzemeler ekleniyor. Pazar sabah 10.00’da açılıyor; öğle yemeği için rotanıza ekleyebilirsiniz.

15. Rosenborg Kalesi ve King’s Garden

Rosenborg Kalesi, 17. yüzyılda Kral IV. Christian tarafından yazlık saray olarak yaptırılmış. Kırmızı tuğlalı duvarları ve zarif kuleleriyle dikkat çeken yapı, bugün Danimarka kraliyet tarihine ait eserlerin sergilendiği bir müze olarak kullanılıyor. Kraliyet hazineleri ve taç mücevherleri de burada görülebiliyor. Kalenin çevresindeki King’s Garden ise yürüyüş yapmak, banklarda dinlenmek veya hava güzelse piknik yapmak için ideal.

Botanik Bahçesi

Kopenhag Botanik Bahçesi, şehir içinde doğayla baş başa kalabileceğiniz sakin bir durak. Temelleri 1600’lü yıllara uzanan bahçede farklı iklimlerden bitkiler ve özellikle dikkat çeken cam kubbeli seralar bulunuyor. Tropik bitkilerden kaktüslere kadar çeşitli türleri görebilir, yürüyüş yollarında dolaşabilirsiniz.

16. Parken Stadyumu ve Fan Shop

Galatasaray taraftarları için Parken Stadyumu’nun ayrı bir anlamı var; çünkü 17 Mayıs 2000’de UEFA Kupası finalinde Arsenal’i burada mağlup etti ve UEFA Kupası’nı aldı. Avrupa’da kupa kazanan ilk Türk takımı oldu. Stadyumu görmek, özellikle bu maçı hatırlayan taraftarlar için Kopenhag gezisinin özel anlarından biri olabilir. Fan Shop’un üst katından stadın bir bölümünü görmek de mümkün.

17. Christiania Bölgesi

Christiania, Kopenhag’ın alternatif yaşam tarzıyla tanınan sıra dışı bölgelerinden biri. 1971 yılında bir hippi grubu tarafından kurulan alanda sanat, müzik, sokak kültürü ve renkli duvar resimleri öne çıkıyor. El yapımı evleri ve farklı atmosferiyle şehrin klasik tarihi bölgelerinden ayrılıyor.

18. Church of Our Saviour – Kurtarıcı Kilisesi

Kurtarıcı Kilisesi, altın sarısı spiral kulesiyle Kopenhag’ın en dikkat çekici yapılarından biri. 17. yüzyıldan kalma kilisenin en ilginç özelliği, dış cephesinde yukarı doğru kıvrılarak ilerleyen merdivenleri. Kuleye çıkıldığında şehir manzarası genişliyor; ancak yükseklikten hoşlanmayanlar için tırmanış biraz zorlayıcı olabilir. İçerideki büyük org ve 48 çanlı çan sistemi de yapının öne çıkan ayrıntıları arasında.

19. Circle Bridge ve Kraliyet Kütüphanesi

Circle Bridge, Danimarkalı sanatçı Olafur Eliasson tarafından tasarlanan ve dairesel platformlarıyla dikkat çeken modern bir köprü. Tasarımında eski yelkenli gemilerin direklerinden esinlenilmiş; köprü gerektiğinde açılarak teknelerin geçişine de izin veriyor. Hemen karşısında, Danimarka’nın en büyük kütüphanesi olan Kraliyet Kütüphanesi bulunuyor. Kütüphanenin 1999’da eklenen Black Diamond bölümü, siyah granit kaplaması ve cam cephesiyle limanın en dikkat çekici modern yapılarından biri. Bu iki noktayı birlikte gezerek Kopenhag’ın denizcilik geçmişiyle çağdaş mimarisini aynı rotada görebilirsiniz.

20. Tivoli Bahçeleri

1843 yılında açılan Tivoli Bahçeleri, dünyanın en eski ikinci eğlence parkı olarak biliniyor ve Walt Disney’e Disneyland’i tasarlarken ilham vermiş olmasıyla da tanınıyor. Burası yalnızca eğlence oyuncaklarından ibaret değil; tarihî binaları, bahçeleri ve renkli ışıklandırmalarıyla farklı bir atmosfere sahip. Parkın 1914 yapımı ahşap hız treni Rutschebanen ise hâlâ çalışıyor. Akşam saatlerinde ışıklandırmaları görmek istiyorsanız ziyaretinizi buna göre planlayabilirsiniz. Küçük bir bilgi: Dünyanın en eski eğlence parkı, yine Kopenhag yakınlarında bulunan Bakken’dir.

Rengarenk sokakları, kanalları, bisikletleriyle akan günlük hayatı ve insana kendini iyi hissettiren sakin atmosferiyle burada geçirdiğimiz her anın tadını çıkardık. En güzeli de şehri keşfederken hiç acele etmeden, bazen bir kahve molasında bazen de Nyhavn kıyısında otururken mutlu olabilmekti. Biliyoruz ki bu şehirle hikayemiz burada bitmedi; bir gün yeniden gelip sokaklarında kaybolmak ve keşfedemediğimiz yerleri görmek için buradan ayrılıyoruz.

Yeme İçme Önerileri

Hallernes Smørrebrød – Geleneksel Danimarka Sandviçi

Torvehallerne yemek pazarında bulunan Hallernes Smørrebrød, Danimarka’nın meşhur açık sandviçi smørrebrød çeşitlerini denemek için güzel bir adres. Çavdar ekmeği üzerinde hazırlanan balıklı, roast beef’li ve karidesli seçeneklerden birini tercih ederek yerel mutfağı keşfedebilirsiniz.

Paludan Bog Café – Kitapların Arasında Kahve Molası

Kopenhag’ın üniversite bölgesinde yer alan Paludan Bog Café, kitaplarla çevrili atmosferiyle klasik kafelerden ayrılıyor. Kahvaltı, burger, yemek veya kahve için uğrayabileceğiniz bu mekân, kitapçıyla kafeyi bir arada deneyimlemek isteyenler için keyifli bir mola noktası.

Original Coffee – Illum Rooftop

Şehrin ünlü alışveriş merkezi Illum’un çatı katındaki Original Coffee, kahvenizi Kopenhag manzarası eşliğinde içebileceğiniz bir durak. Özellikle Stroget çevresinde gezerken kısa bir mola verip şehrin çatılarını yukarıdan izlemek isterseniz burayı listenize ekleyebilirsiniz.

DØP – Organik Danimarka Sosislisi

Danimarka’nın sokak lezzetlerinden biri olan sosisliyi denemek için DØP iyi bir seçenek. Organik malzemelerle hazırlanan sosislilerinde turşu, çıtır soğan ve özel soslar gibi klasik eşlikçiler kullanılıyor; şehir merkezinde gezerken hızlı ve yerel bir lezzet molası verebilirsiniz.

Gasoline Grill – Meşhur Hamburger

Eski bir benzin istasyonundan dönüştürülen Gasoline Grill, Kopenhag’ın en çok konuşulan hamburger adreslerinden biri. Taze hazırlanan etleri ve cheeseburger’iyle tanınan mekânın popülerliği nedeniyle ürünler tükenebiliyor; yolunuz düşerse çok geç kalmamaya çalışın.

BUKA Bakery – Kruvasan ve Kahve

Kopenhag’da kahve molasına hamur işi de eklemek isterseniz BUKA Bakery’nin kruvasanları öne çıkıyor. Özellikle fıstıklı kruvasan ve farklı dolgularla hazırlanan çeşitleriyle bilinen bu fırın-kafe, güne tatlı bir başlangıç yapmak veya yürüyüş arasında enerji toplamak için ideal.

Pizzeria Luca – Napoli Usulü Pizza

Pizza sevenler için Pizzeria Luca, Napoli tarzı pizzalarıyla Kopenhag’da öne çıkan adreslerden biri. Uzun süre mayalandırılan hamuruyla hazırlanan Margherita ve Diavola gibi çeşitleri, şehir gezisi sırasında İtalyan mutfağına kısa bir mola vermek isteyenlere hitap ediyor.