Türkiye’de ailelerin çocuklarının İngilizcesi konusunda en sık dile getirdiği şikayetlerin başında çocuğun duyduğunu anlamasına rağmen konuşmakta zorlanması geliyor. Novakid uzmanlarına göre bu tablonun arkasında çocuğun yeteneğiyle ilgili bir eksiklik yatmıyor. Sorun, çocuğun yıllardır maruz kaldığı öğrenme biçiminin konuşmaya neredeyse hiç yer açmamasından kaynaklanıyor. Novakid’in Türkiye’de 1.400 ebeveynle yaptığı araştırma da pazardaki en büyük eksiğin konuşma pratiği olduğunu ortaya koyuyor.

Çocuğunun İngilizce film izlerken konuşulanları takip ettiğini, sınavlardan iyi not aldığını, ancak bir yabancıyla karşılaştığında tek kelime edemediğini gören aileler bu durumu çoğu zaman utangaçlığa ya da özgüven eksikliğine bağlıyor. Novakid uzmanları ise tablonun çok daha yapısal bir nedene dayandığını belirtiyor. Çocuk okulda ve çoğu kursta dili anlamayı, kuralları ezberlemeyi ve testlerde doğru şıkkı bulmayı öğreniyor. Bütün bu süreç boyunca dinleme ve okuma becerileri gelişirken, kendi cümlesini kurup sesli şekilde söyleme pratiği neredeyse hiç devreye girmiyor. Novakid’in araştırmasına göre ebeveynlerin yüzde 33’ü mevcut online İngilizce çözümlerinde en çok konuşma becerilerine odaklanmanın eksik olduğunu söylüyor. Ebeveynlerin yüzde 47’sinin okuldaki İngilizce eğitimini yetersiz bulup dışarıda çözüm araması da bu tabloyu destekliyor.

Anlamak ile Konuşmak Birbirinden Farklı Beceriler

Novakid uzmanları, anlama ve konuşmanın birbirini otomatik olarak getirmeyen iki ayrı beceri olduğunu vurguluyor. Bir çocuk binlerce kelimeyi tanıyabilir, dilbilgisi kurallarını eksiksiz bilebilir ve yine de konuşurken tıkanabilir. Çünkü konuşmak, bilgiyi hatırlamanın ötesinde, o bilgiyi saniyeler içinde kullanıp karşıdakine aktarmayı gerektiriyor. Bu ancak defalarca denemekle, yanlış yapmakla ve yeniden denemekle kazanılan bir refleks. Test odaklı sistemlerde yanlış yapmanın bir bedeli olduğu için çocuk konuşmaktan kaçınmayı öğreniyor ve zamanla ağzını açmaktan çekinen bir öğrenciye dönüşüyor. Uzmanlara göre çocuğun yaşadığı çekingenlik bir kişilik özelliği olmaktan çok, yıllarca yanlış yapmanın cezalandırıldığı bir ortamda edinilmiş bir alışkanlık.

Çözüm Çocuğa Konuşacak Alan Açmaktan Geçiyor

Novakid uzmanlarına göre bu boşluğu kapatmanın yolu, çocuğa gerçek bir insanla konuşabileceği güvenli bir alan sunmaktan geçiyor. Ana dili İngilizce olan bir öğretmenle yapılan birebir canlı derslerde çocuk ders süresinin tamamında aktif olarak konuşuyor ve öğrendiği kelimeleri gerçek bir sohbetin içinde kullanıyor. Hata yapmanın bir sorun teşkil etmediği bu ortamda çocuk zamanla konuşmaya cesaret ediyor. Novakid’in araştırması da ebeveynlerin bu ihtiyacı net biçimde gördüğünü ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 67’si bir online İngilizce çözümünde en önemli unsurun uzman ve nitelikli öğretmenler olduğunu belirtirken, yüzde 62’si çocuğunun öğretmenini sevmesini öncelikli buluyor. Uzmanlar ailelere çocuklarını evde de konuşmaya teşvik etmelerini, hataları düzeltmek yerine iletişimi sürdürmeye odaklanmalarını öneriyor.

“Çocuklar Konuşarak Konuşmayı Öğrenir”

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Novakid CEO’su ve Kurucu Ortağı Max Azarov şunları söyledi. “Ailelerden en sık duyduğumuz cümle, çocuğumun anladığını ama konuşamadığını söylemeleri. Bunun sebebi çok basit. Çocuklara yıllardır dili anlamayı öğretiyoruz, ama konuşacak alan açmıyoruz. Hiçbir çocuk ana dilini kitaptan öğrenmedi. Konuşarak, hata yaparak ve yeniden deneyerek öğrendi. İngilizce de aynı şekilde öğrenilir. Novakid olarak derslerimizi bu ilke üzerine kuruyoruz ve çocuklar ana dili İngilizce olan öğretmenlerimizle ilk dakikadan itibaren konuşmaya başlıyor.” dedi.